Çerez camiasında tatlılarımızı en çok zenginleştiren kuruyemiş Antep Fıstığıdır. Tek tüketilmek istendiğinde de liste başı oluşu, bu kuruyemişin popüler oluşundan değil, lezzetli oluşu ve alacağımız E vitamini değerini hesaplarken işin içinden çıkamayıp tekrar kendimizi Antep Fıstığının büyülü dünyasında buluşumuzdandır. Üzerinde bulunan kabuk bile bu enfes buluşmayı engelleyemez..
Kolestrol günümüzün en dikkat edilesi sorunu haline gelmişken görmezden gelinen ve çözümü, anlatılması zor bir lezzete sahip olan kuruyemiş bademdedir. Zenginliği malvarlığından değil, bulundurduğu bol A vitamininden ve Omega3 ten gelen çerezimiz, faydalarını araştırdıkça ve lezzetini düşündükçe, 'yeme de yanında yat' sözüne inat günde en az bir avuç (ki küçük bi eliniz varsa iki de olabilir) yiyip badem sindirim organlarınızdayken güvenle yatağınıza yatabilirsiniz.
Günlük tüketilecek oranı bile standarta (bir avuç) oturtulmuş, çikolatanın yıllarca en etkili silahı olmuş bu mucize, onca faydası ve enerji vermesi özelliğiyle eczanelerde satılsa yeridir dedirten cinsten.. Kuruyemiş deyince akla fındık gelmeli ve düşünmeden temin edip yemeli...
Kabuğunu kırarken harcadığınız enrjiyi, yedikten sonra size iki kat ödeyen ve bunu yaparken sağlık verme konusunda adeta ders veren yegane kuruyemiştir ceviz. Ceviz içinin en mutlu olduğu an, en yakın ve en iyi dostu kalple buluştuğu andır.
Söylemesi çok zevkli olan 'Çifte kavrulmuş' sözünü en çok burada kullanıyor olmamız, bu kuruyemişimizin yerken ne kadar zevk verdiğini kanıtlıyor olsa da, tıp dünyasını bile kendine hayran bırakan faydaları bu çerezin mucizesi olarak karşımıza çıkıyor.
Bağımlılık deyince akla ne gelirse gelsin hiç biri Ay Çekirdeğinin eline su dökemez. Yediden yetmişe her yaşta kişinin başladığında bitirmeden bırakamadığı lezzet sihirbazı kuruyemişimiz, E vitamini, B1 vitamini, B5 vitamini gibi değerlerinin yanı sıra sağladığı fayda listesinin uzayıp gitmesi, bu mucizeyi aslında vücudumuz mu baskın gelerek bu kadar çok yediriyor sorusunu akla getiriyor.
Sizi tok tutarken, midenizde bulunan ne üdüğü belirsiz asit fazlalığını da alıverir. Tuzsuz sarı leblebi bu kitleye hitap ederken, tuzlu sarı leblebi de tüm insanlığa lezzet hizmeti vermeye adamıştır kendisini. Ayrıca anne sütünü arttırması, bizim bu kuruyemişle olan duygusal bağımızı artırır.
Yeterince bronzlaşmış bir tene kavuştuğunda kavrukluğu ona 'Çıtır Leblebi' adını verir. Fasulyesinden aşina olduğumuz 'Soya' kelimesi burada Soya Leblebisi tabiriyle de karşımıza çıkıyor kuruyemiş camiası içinde. Sarı leblebi de bulunan faydalara ilave olarak soya ununda bulunan Demir kalsiyum ve B vitamini çıtır leblebi de sevenlerine sunuluyor.
Kuruyemiş dünyasında, kendi familyasından sarı leblebiyle aynı faydaları barındıran ancak Beyazıt Öztürk sponsor olduğu için değil, farklı bir lezzet ve mutluluk verdiği için, güneşe hiç çıkmayan, bu sebepten bronzluktan nasibini almayan kuruyemişimiz, sakız leblebi olarakta bilinir ve lezzetiyle kendi tarzını, radikal damak tadını oluşturmakta zorlanmamıştır.
B grubu vitaminler, E vitamini, magnezyum, fosfor, potasyumun yanı sıra kemikleirmize sağlık gelsin isterken tüketmiş olduğumuz fıstık vücudumuza kalsiyum takviyesini çoktan yapmıştır bile.. Damar sertliği ve kolestrolü olanların kendilerini bu lezzetten yoksun tutmak zorunda olmaları dışında herkez bu fayda fabrikasını tüketmelidir. Kuruyemiş fıstıksız, Fıstık kuruyemişsiz olmaz...
Genel olarak diğer leblebi çeşitleriyle aynı faydaları barındıran Leblebi Şekeri, farklı alternatifiyle 'leb demeden leblebiyi anlayanlara' tatlı ve lezzetli bir karşılık veriyor.
Divlit Kuruyemiş 4 Eylül Mahallesi Leblebiciler Sitesi 2.Sokak No:3
Tel. 0236 816 34 52 Fax. 0236 816 39 96 Kula / Manisa
Designed by EgeBilSis